30.10.2009

500 Days of Summer!


Evde film seyretmeye o kadar alıştım ki araya bir de italyanca dublajlı filmler girince en son ne zaman sinemaya gittiğimi hatırlamaz durumdaydım.Derken kendimi İzmir'in herhalde en eski ve en dandik sinemasında buldum ): Perdede oynayan film ise uzuuun zamandır izlemek istediğim,türkçe çevirisi Aşkın 500 Günü olan filmdi.
Bu filmi ilk başta çekici kılan klasik Hollywood yapımı romantik komedi olmadığını gösteren inanılmaz derecede sevimli fragmanıydı.Bir de ağır içerikli içimi sıkacak filmler izlemekten kaçtığım için benim için bulunmaz hint kumaşıydı.

"This is not a love story, it's a story about love"

Bir de afişte yer alan bu cümle,yapış yapış aşk meşk hikayelerine bir türlü akıl sır erdiremeyen benim gibi bir odun! için yeterince çekiciydi.

Film uzun zamandır izlediğim en güzel romantik komedilerinden biriydi.Şu an gösterimde var mı bilemiyorum ama bir yerden DVDsini falan bulursanız kesinlikle tavsiye ederim.
Özet olarak şunu söyleyebilirim ki aşka inanmayan bir hatunla aşk için yanıp tutuşan bir erkeğin hikayesi acıklı bir trajedi yaratmadan,hüzünle umut pek güzel harmanlarak seyirciye sunulmuş.
Filmin sonundan çok hoşlanmasam da,izlerken acayip derecede eğlendim.Sanırım bunda o gün içinde bulunduğum durumda etkiliydi!
Nacizane fikrim güzel bir günde kafanızı patlatmadan keyifli bir film izlemek istiyorsanız şiddetle tavsiye ederim.
Yalnız uyarmadı demeyin filmin soundtrackları inanılmaz güzel ve bağımlılık yaratabiliyor bir süre...Mesela : vegabond-wolfmother

Buyrun siz de fragmana bir göz atın ;)


28.10.2009

Çilekli Pasta..mmmmm :)

Bu postu bir gün yazacağımı biliyordum ama bu kadar yakın bir tarihi hiç düşünmemiştim.Hayat o kadar garip oyunlar oynuyor ki bana,o oynamayı bıraksa bile bazen çark edip ben devam ediyorum oynamaya.Sonunda da bu kadar güzel bir pasta geçiyor elime:):)
Aslında yapımı her zamanki kadar kolay olmadı benim için.Geçen hafta bir deneyeyim dedim.yüzüme gözüme bulaştırdım.Yok keki olmadı yok kremasının kıvamı tutmadı!Çilekli pasta için deli olsam da uzun zamandan sonra el becerimi kaybettiğimi düşünmüştüm ki bugün tekrar kolları sıvadım ve orataya harika bir şey çıktı :)Bu kadar zaman sonra direncime yenilip bunu yemem çok yanlıştı ama sanıyorum ki bundan dolayı tadı her zamankinden daha güzeldi.Uzun süre yiyemeyecek olsam da bu tat için geçirdiğim bütün zamana,zorluklara değer.
Hem bazen bu tür kaçamaklar aslında insanın ihtiyacı olan yenilenme sürecini başlatabilir diye düşünüyorum.Ne dersiniz??

P.S. Bu postu Bayan_Mızırtı'ya ithaf ediyorum ;)

Ruhun Gıdası : Regina Spektor- Us

TiMe to MoVe!

Jack Johnson'dan aldığım "sitting,waiting,wishing" mottosunu hayatımdan çıkarmanın vakti çoktan geçti.Fakat ben bunu kendime anlatmaktan hep kaçtım.Artık bir şeyler yapmalıyım cümlesini kurmak yerine harekete geçmeliyim.İpin ucunu biraz daha kaçırırsam asla yakalayamıycam hissine kapılmaya başladım.Hiçbir şey yapmama aktivitemi çook uzun süredir gerçekleştiriyorum.Hayatımı düzene sokmamın vakti geldi.Ve bunun için kısa süreli ve uzun süreli kalkınma planları hazırladım kendim için.Sizlerle de paylaşmaktan kaçınmam tabi ki ;)

Kısa Süreli Kalkınma Planı

  • Eve 3. olarak yerleşen kabileden kurtulmak için bir süperman bulmak.
  • Pazartesi'ye kadar bütün ders notlarımı temize çekip,daha sonra üzerimde olucak büyük yükten kurtulmak.
  • Dönem Projesi konuma karar vermek :(
  • Yaklaşık 3 haftadır ordan oraya benimle birlikte sürünen kitabımı bitirmek.
  • Ev için alışveriş yapıp,sağlıklı yemekler pişirip buzluğa tıkmak.
  • Kayıp olan ve çok özlediğim tost makinemi bulmak:)
  • Fatura temizliği işine girip bütün borçtan dertten tasadan kurtulmak!
Uzun Süreli Kalkınma Planı
  • ALES'e çalışmaya başlayıp sınava kadar bütün çıkmış soruları çözmek.
  • Döndüğüm gün başladığım aşırı yeme programına son verip B-fit olayına başlamak.
  • Sui ile Salsa'ya başlamak.
  • Çarşamba akşamlarımı Viyana Valsi ile renklendirmek.
  • Her hafta 1 kitap bitirmek.
  • Bekle beni TOEFL ve IELTS bütün mal varlığımı size harcamaya geliyorum:)
  • Komedyandünya ile düzenli görüşme sağlayacak ortak bir aktivite bulmak!
  • Rehin alınan kışlıklarımı kurtarmak.
  • KPSS derim başka söze ne gerek :(
  • Mezun olmadan 2 kere İstanbul,2 kere Eskişehire gidip gelmek!
  • Annemle girdiğim iddiayı kazanıp Salomela Kuzey Avrupa'yı keşfetmek :)
  • Money,money,money tanrım bir yerden master için burs bulmam lazım!!!
  • Model BM ve Model EU yla dünyaya açılmak.
  • Bu seneki Uluslararası ilişkiler kongresinde bildiri yayınlamak.
  • En önemlisi de beni bekleyen tonlarca ödev,vize ve finallere karşı zafer kazanmak!!
  • Tüm bunları yapabilmek için gerekli güç,özveri ve tecrübeye! sahip olmak :):):)

Ruhun Gıdası : Incubus-No Doubt --> Message In the Bottle

19.10.2009

Hata ?


Yaşamında kesinlikle
hata olduğunu bildiğin ama aslında hata olduğunu
bilmediğin şeyler vardır.
Çünkü gerçekten hata olup olmadığını öğrenmenin tek yolu
hatayı yapmaktır...
Ve geriye dönüp, şöyle
demek,
"Evet. Bu bir hataydı."

Yani, aslında, en büyük hata, hatayı yapmamak olurdu.
Çünkü o zaman bütün hayatın boyunca bunun

bir hata olup olmadığını bilmeden geçirirsin.

13.10.2009

HeR aŞk BiTeRmİş!!

Güzel bir sonbahar akşamı,yıllardır canlı izlemek istediğim kadının konsere başlangıç şarkısıydı bu.Çok da güzel bir seçimdi.Slow melodilerle başlangıç,orta ritmli şarkılarla seyirciyi ısıtma ve balkan ezgileriyle Türk kanı taşıyan her bireyi yerinden kaldırıp dans ettirme başarısına sahip bir repertuar vardı.Şahsen ben çok beğendim.

Zaten o kadını beğenmeyen insanlarla iletişim kurabileceğimi pek sanmıyorum.Yok böyle bir ses.Tek bir vokal dahi kullanmadan,İzmir halkına ayrıcalık gösterdiğine inandığım 3 buçuk saatlik bir performans,saatlerce çalsalar bir an olsun sessizlik istemeyeceğim süper bir orkestra, ve sahnede inanılmaz derecede alımlı bir kadın.

Uzun bir dönem beni ekonomik krize sokacak olsa da döndüğümden aldığım en doğru karar.


İyi ki geldin be Candan ;)


P.S. Hayatımı gitmeden önce ve döndükten sonra diye ikiye ayırdığımı fark ettim.Ne bu şimdi?


Ruhun Gıdası: Tabi ki Candan Erçetin – Sitem



7.10.2009

Dakota Sky


Predictable does not always mean boring.
Lust does not always mean love.
Near does not always mean close.
New does not always mean exciting.
Different does not always mean better.
Far does not always mean distance.
Knowing everything does not make you wise.
Knowing the truth does not make you superior.
Knowing your problem does not solve it.
Sitting between you past and your future, does not mean you are in the present...


So, catch the life if you can!!!

5.10.2009

Erazmuz!


Uçak biletlerinin havada uçuştuğu,bir partiden diğerine koşuşturulan,yeni yeni bir yığın insanla tanışıp kaynaşılan ,hatta bundan acayip derecede zevk alınan,ertesi gün yapmak zorunda olduğun hiçbir şey olmamasının rahatlığı ile uykuya dalınan,istediğin saate sokağa çıkıp,istediğin gibi giyinebildiğin,özgürlüğü iliklerine kadar hissettiğin,gelecek kaygılarının hiç olmadığı,ne istediğini bilmek zorunda olmadığın,sorgulamaya dur dediğin,kimseye hesap vermek zorunda olmadığın,sadece kendin olmaya çalıştığın,en önemlisi de huzuru ararken aslında huzur dolu olduğun dönem BİTTİ diyor kulağımdaki o itici ses.
Ve ben bugün fark ediyorum ki geldiğim 1 haftadan beri içmeden gün geçiremiyorum.Evimde,o çok sevdiğim odamda kaldığımda daralıyorum.Kaçıp gitmek istiyorum.Gideceğim hiçbir yer bu hissi geçirmeyecekde olsa kalamıyorumNereye gitmek istiyorsun diye sorsa biri onu da bilmiyorum.
Bildiğim tek şey huzursuzum.Hiçbir yere sığamayıp bir o kadar da evimde olmak istiyorum.Bu aptal ikilemden kurtulmak için can atıyorum.
Yapmam gereken tonlarca şey varken öylece zaman geçiriyorum.Yine kendi hayatımdan çalıyorum.Benim bu durumumu anlamayan insanları yadırgamıyorum.Sadece beni kucaklamalarını bekliyorum.Özlediğini her fırsatta belli eden,her gün beni görmek için çabalayan,buradaki hayatına beni dahil etmek için çırpınan insanın hayatımdaki varlığına şükrediyorum.İnatla couchsurfingbologna mesajlarını tek tek okuyorum.Her türlü erasmus organizasyonu ile ilgili Salvoyla sohbet ediyorum,bir önceki gecenin haberlerini alıyorum.Fotoğraflarıma bakamıyorum bile.Değişmediğimi iddia etsem de,değiştiğimi görüyorum.Ee hadi anlat neler yaptın? cümlesinden nefret ediyorum.
En önemlisi bu durumdan nasıl kurtulacağımı bilmiyorum
….

Ruhun Gıdası : Lilly Allen - Not Fear