Duygusal bir dönemden geçiyorsun demişti kadın,gözlerinin içine bakarak.Söylediği onca yalan arasından, buydu en dikkat çekici olan.Sonra birden;
Kucaklaşmalar tahammülsüzlüğe,gülümsemeler iticiliğe,beklentiler hayal kırıklıklarına dönüştü.Her zaman kullanılan soru edatı tekrar çıktı ortaya:
Neden?
Neden kimse asla sormuyor?Hemen seçenekler konuluyor masaya ,ne düşündüğün ne hissettiğin söz konusu bile değil.Seçmelisin birini.KARAR VERMEK zorundasın,hem de bunu ışık hızıyla yapmalısın ki,sen acaba ne istiyorum diye düşünürken başkası çoktan kapıp, kendi sorgusuz dünyasına götürmesin hayallerini.
Gerçi ne önemi var ki hayallerin.Ümit etmenin boşa olduğu çoktan ortaya saçılmış.Bırak kendini bir dalganın köpüklü sularına,alsın seni götürsün kıyıya.Tıpkı öncekiler gibi.Sen her şey bitti diye düşünürken,o ses yine çınlasın kulaklarında : Tekrar başlamak ZORUNDASIN!!
Zaman yok
Çabuk ol
Asla arkana bakma
Durma
.
.
.
.
Ruhun Gıdası :Damien Rice- I remember



