29.05.2011

Rüyamdaa,Gördüklerim Gerçekti Oysa!!

Bir gün sabah uyandım.Dilimde bir şarkı: Athena- Rüya. Hemen google a dedim ki çal bana bu 
şarkıyı.Önce müziğin sesini duydum,sonra görüntüler dönmeye başladı. Tayland'da!! geçen The Beach filminin fragmanıydı.Önce gözlerime inanamadım, tekrar tekrar baktım.Sanki birisi rüyamı sabah bana film olarak gösteriyordu.Kareler neredeyse aynıydı.
Oturdum, filmi izledim.Düşündüm.Geriye sardım.bazı sahneleri tekrar tekrar izledim.Sevdim.Sevmedim.Üzüldüm.Mutlu oldum.İnanamadım ve kendime dedim ki :

" No fance an'all,but, you are fucked in the head" !!!




Bir de Richard kulağıma fısıldadı:

" I still believe in paradise. But now at least I know it's not some place you can look for, 'cause it's not where you go. It's how you feel for a moment in your life when you're a part of something, and if you find that moment... it lasts forever... "

25.05.2011


I think...

I think too much!!


23.05.2011

Teşekkürler!

Aylar sonra, hiç çekinmeden söyleyebilirim ki bir günümü düşünmeden geçirebildim. İlk defa dünü,bugünü,yarını sorgulamadım. Denize karşı biramı keyifle yudumladım.Ne kendim,ne de karşımdaki insanın sorunları nedeniyle canımı sıkmadım.Etrafımdaki saçma sapan insanlardan uzakta, keyifle muhabbet edebildim.İşin ironik tarafı tüm bunları sağlayan aslında hiç tanımadığım bir insandı!
O'nın sayesinde derin bir nefes alabildim.Aylardan sonra ilk defa, birden bire toz bulutu olup ortadan kaybolmak istemedim.Yargılanmadığımı hissettim.Söylediğim kelimeleri cımbızla seçmedim.Beynim farklı düşünürken cümlelerim farklı çıkmadı.Gerçekten gülümsedim.

Kendimle bu kadar boğuşurken bir yabancının gelip de bana kim olduğumu hatırlatabileceğini hiç düşünmemiştim.Nelerden hoşlandığımı bile unutmuşken,bir yerlerde gizlediğim beni ortaya çıkardı.Deli gibi özlediğim arkadaşlarım geldi sanki.
Benim baktığım pencereden bakan insanların da bu hayatta olduğunu görmek yeniden inanmamı sağlamasa da mutlu hissetmemi sağladı.Keşkelerim çığ olup üstüme yürümedi.

İyi ki geldin güzel gülümsemeli adam.
Teşekkür ederim bana yeniden ben olmayı hatırlattığın için!!

Ruhun Gıdası : Pink Floyd- Shine On You Crazy Diomond!!


14.05.2011

I am Fine?

8.05.2011

To Be or Not to Be!


Ne zaman üniversitelere konuşma yapmaya gittiysem ya da ne zaman benden daha genç biri benim ondan daha fazla
bir şey bildiğimi sanarak bana sorduysa “bu işin olurunu”, dedim ki:
Üniversiteyi bitirince hemen çalışmaya başlama.

Git, dolaş, ülkeler gez, aç kal, meteliğe kurşun at, ama ne yap et, koşturmaya başlamadan önce biraz amaçsız yürü.

Maceraya çık, bedeli ne olursa olsun bunu yap.

Çünkü…

Çünkü hayat, onu erken anladığını sananlardan çok fena alır öcünü.

Bir şeyi vaktinde yaşamadan geçersen, çok sonra, seni rezil etme pahasına, sana yaşatır o eksik bıraktığın bölümü. Âşık mı olmadın on altı yaşında? Gelir seni kırk beşinde bulur, en olmaz zamanda.

Maceraya mı çıkmadın yirminde? Sürükleye sürükleye götürür seni otuz beşinde. Yırtık kot, yer bezinden hallice bir kazak giyip, nasıl göründüğüne aldırmadan geçiremedinse öğrencilik yıllarını mesela, elli yaşında, artık kalabalıkların gözleri seni hiç de öyle görmeyi beklemezken, sana giydirir o kot pantolonu.

Hayatı sakın erkenden yaşama, sonradan çok fena komik eder adamı.

Serserilik ederek geçirmeli insan serserilik edilecek yaşları.

Zira atlayıp geçtiğin ne varsa dönüp dolaşıp bulur insanın yakasını.

Kendini yaşatıncaya kadar yapışıp kalır.

Ece Temelkuran

P.S. Selome'a teşekkürü borç bilirim :)

5.05.2011

Tanıştırayım: Dostum Züü !


Bu lanet şehre geldiğimden beri o kadar yalnız kaldım ki artık yeni bir arkadaşım var adı : Züü :) Bir insan üst üste 3 gece benzer içerikli rüya görür mü? Bence görmez.. Her seferinde ayrı bir atraksiyon ama bir önceki günle de bağlantısı var.Benim diyen pembe diziye taş çıkartır o derece..
Depresyonun en derin safhalarını yaşadığımdan dolayıdır ki uyuduğum zamanlar uyanık kaldığım zamana göre daha mutluyum.Son 1 yıldır kahretsin gene sabah oldu diye uyanıyorum ama bu sefer başka.Atılıyorum dostum Züü'nün sırtına tıngır mıngır geziyoruz birlikte.Ben anlatıyorum o dinliyor.Hele bir de inanılmaz mantıklı yorumlar yapıyor ki sormayın. Bazen o narin güzel boynunu çeviriyor ve yanağıma sıcacık öpücük konduruyor, bazen de kıyamayıp sıkı sıkı sarılıyor bana.
Küçük çocukların hayali arkadaşı olur da benim rüya arkadaşım olamaz mı.Bal gibi olur :P
Dün gece Tayland'ta denize girdik sonra festivale gidip coştuk koptuk bile naberrrr :):)


Ruhun Gıdası : Model-Makyaj

Sen Hiç Sabahlardan Korktun mu?


Yorgunum gücüm tükenmiş
Sesim az, ellerim çaresiz
Sen hiç benim gibi düştün mü?
Yüreğimde gece bitmemiş
Yolum dar, yağmurum kar benim
Sen hiç hayattayken öldün mü?
Umutsuzluk biriktirdim
Küçük küçük kumbaramda
Bak, hayallerim bile başka hayallerden bozma
Karanlık odamda, önümde yanlışlarla
Pişmanım, ne yer ne de gök farkında
Solumda, sağımda, kırıp döktüklerim her yanımda
Büyüdüm, düşlerim küçüldü
Suçum yok, cezam bitmez benim
Sen hiç kendine hapsoldun mu?
Çocuktu eskiden ellerim
Dokundum, değişti sözlerim
Sen hiç sabahlardan korktun mu?

Demiş Aslı Gökyokuş.Çok da güzel tasvir etmiş.Güzel sesini duymak isterseniz de buyrun burdan tık tık =>



1.05.2011

Little Mr. Sunshine!



When I see your face

I forget everything that I have been going through

Just wanna hold your hand

and take you to my wonderland!