Ne var yani uzun süredir yazmadıysam.Biraz kelimelerim benimle kalsın istedim.Ahenkli cümleler kurmak yerine,kendime sakladım.Çok da iyi yaptım.Depresif olmaktansa her zaman kullandığım yolu seçtim.Best Buy adına 4 gün deliler gibi çalıştım.Pek bir eğlendim.Keşke diğer işler de de çalışabilseydim.Ama maalesef dönem projesi denilen illet yoruyor beni.Ve hatta keşke tez alsaydım demeye başladım.Fark edildiği gibi bu aralar çok "keşkeler" kullanmaya başladım hayatımda.Yaşlanıyor muyum ne.Lafın gelişi değil cidden yaşlanıyorum sanırım.Artık daha sakin,daha huzurlu ortamları yeğliyorum.Yüksek müzikli yerler bir süre sonra yoruyor.Nerde kaldı o sabahlara kadar dans edilen günler.Sanırım büyük bir kısmını İtalya'da 20 kiloluk bavullara sığmaya çalışırken ardımda bıraktım.
Bütün bu dönemin en zor kısmı da ev arkadaşımı Finlandıya'ya göndermek.Evde 2 gün yalnız kaldığımda bile özlediğim evimin kadınını şimdi aylarca uzağa gönderiyorum.Her şey bitiyorumuş gibi gözükse de yeniden başlamak için kocaman bir fırsat bu.Son kez oraya gidelim,bunu yapalım demek yersiz.Kutu kutu evler yapmışız,sonra içine girip yaşamız !! Ne gerek var olayları ilk ve son diye nitelendirmeye.Hem ne demişler her şeyi anlatan gözler varken sözler kolaycılık olur yetmez de zaten..son olarak aşk yoktur ve sarışınlar boktur der buraları terk ederim.
P.S. Keşke tekrar eylül akşamları yaşayabilsek!!
Ruhun Gıdası : Pink Martini -Sympathique

0 comments:
Yorum Gönder